ALEKSİTİMİ VE DUYGUSAL ZEKA

ALEKSİTİMİ VE DUYGUSAL ZEKA

Aleksitimi, ilk defa psikosomatik yakınmaların tanımlanmasında önemli bir öncül olarak kullanılmıştır. Duygular için söz yokluğu anlamına gelecek şekilde Dereboy tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir. Duygusal zeka ise sosyal bir zeka olarak tanımlanmıştır.[1] Salovey ve Mayer’e göre duygusal zeka, kişinin hem kendi hem de başkalarının duygularının farkına varma, düşüncelerinin kontrolünü sağlama, duygularını da kontrol edebilme görüşü üzerine şekillenmektedir.[2] Duygusal zekanın farklı ama birbiriyle ilişkili alt bölümleri mevcuttur. Kişilerarası ilişkilerin başladığı,  sosyalleşmenin arttığı hem eğitim hem sosyal yaşamda en basit yeteneklerden, en karmaşık kişilerarası ilişkilere dönüştüğü durumlar için kullanılmak üzere duygusal zekanın; duyguları algılama ve tanımlama, duyguları düşüncede kaynaştırma, duyguları anlama, duyguları kontrol etme olmak üzere alt basamakları bulunmaktadır. Düşünce ve duygu kavramları hem sebep hem sonuç olarak tanımlanmakta, ayrıca düşünceler duyguları şekillendirmektedir.[3]

Düşünceler ile duyguların arasındaki ilişkinin sağladığı en büyük avantaj, duygusal farkındalığın kazanılarak duyguların analizinin yapılabilmesidir. Bu faktör aleksitimik bireylerde görülemeyen en temel özelliklerdendir. Salovey ve Mayer’e göre duygusal bilgi çocuklukta şekillenir ve yetişkinlikle de gelişir.. Winnicott’a (1949) göre bağlanmanın, duygusal zekanın oluşmasında etkin bir önemi bulunmaktadır. Çünkü güvensiz veyahut kaçınan bağlananlar, güvenli bağlanan kişilere göre, duygusal zekanın ana öğelerini kullanmakta sınırlıdırlar. Bu durum, aleksitimik olmaya yatkınlığın da ayrı bir ifadesidir. Duygusal düzenlemelerin, çocuklara bakım veren ile kurdukları ilişki neticesinde şekillendiği ve duygusal düzenlemeler için gerekli bilişsel kapasitenin ise anne-çocuk arasındaki ilişkinin en yoğun yaşandığı dönemlerde şekil aldığı tespit edilmiştir. Güvenli bağlanma, duygusal zekanın gelişimine etki etmesinin yanı sıra, kendilik algısının gelişimine de etki etmektedir. [4]

Aleksitiminin, duygusal zeka yoksunluğundan temel farkı, aleksitimiklerin bedensel duyumları ile duygularını ayırt etmede sorun yaşamalarıdır. Ayrıca, aleksitimikler kişilerarası ilişkiler kurarken, kendilerini ifade edebilen, düşünebilen kişilerdir. Ancak başkalarıyla ve kendileriyle ilgili duyguların farkındalığından yoksundurlar. Duygusal zeka yoksunluğu ise, duygularını ayırt etmede,  anlamlandırmada ve ifade etmede sıkıntı yaşamalarına sebep olmaktadır.  Duygusal zeka, duyguların farkındalığı olarak karşımıza çıkmaktadır. [5]Golaman’a göre duygusal zeka öğrenilebilirdir. Sosyal öğrenme ve davranışçı yaklaşıma göre,  aleksitimi de modelleme yoluyla öğrenme kapsamındadır. Bu durum, iki kavramın değiştirilebilirliğini göstermektedir. [6]

Psikolog Naime DİNÇ

Kaynakça

[1] Ivan Nyklıcek vd. (2005). Alexithymia: 25 years of theory and research.  Emotıonal Expression And Health Advances Theory Assessment And Clinical Applıcatıon,  (Ed.) Brunner-Routledge,  s:138; Miray Şaşıoğlu vd. (2013). “Aleksitimi Kavramı”. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 5(4), s:508; Miray Şaşıoğlu vd. (2014). “Aleksitimi:Tedavi Girişimleri”. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 6(1), s:22; Hein A. De Haan vd.(2013) A family history of alcoholism relates to alexithymia in substance use disorder patients. Comprehensıve Psychıatry, 2013,s:91.

[2] Ahmet Buğa. (2006).  İlköğretim Okullarında Görev Yapan Öğretmenlerin Duygusal Zekâ Düzeyleri İle Çatışma Yönetimi Stratejileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Gaziantep, s:17; Melih Görünmez. (2006). Bağlanma Stilleri ve Duygusal Zeka Yetenekleri. Yüksek Lisans Tezi,   Uludağ Üniversitesi bursa 2006 s:33.

[3] Emine Göcet. (2006). Üniversite Öğrencilerinin Duygusal Zeka İle Stresle Başa Çıkma Arasındaki İlişki. Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya, s:19.

[4] Donald. W.Winnicot. (2011). Psikanaliz Yazıları. Baharlık Kitap Dizisi, 23, Bağlam Yayınları, İstanbul, ss:19-27 Geniş bilgi için bkz.

[5] Recep Koçak. (2002). “Aleksitimi Kuramsal Çerçeve Tedavi Yaklaşımları ve İlgili Araştırmalar”, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, cilt:35, sayı:1-2,  ss:30-31

[6] Buğa, a.g.t., s:19

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:

ZEKA NEDİR? SINIFLAMASI NASILDIR? EN SIK KULLANILAN IQ ÖLÇÜM TESTLERİ

BAĞLANMANIN NÖROBİYOLOJİSİ

Naime DİNÇ

Psikolog

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir