DEPRESYONDA BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI KURAM VE MÜDAHALELER

DEPRESYONDA BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI KURAM VE MÜDAHALELER

Depresyonun BDT’ye göre kavramsallaştırılması (BDT depresyonu nasıl tanımlıyor?)

Aaron Beck hastalarından edindiği izlenim ve gözlemler sonucu alanın en kapsamlı kuramı olan depresyon kuramını geliştirmiştir (Batur ve Demir, 2009). Bu kuramda 4 temel öğe vardır:

  1. Kendini, dünya ve yaşantıları ve geleceği olumsuz algılamadan oluşan bilişsel üçlü
  2. Olumsuz otomatik düşünceler
  3. Bilgi işleme ve algıda sistematik mantık hatalarının olması
  4. Temel işlevsel olmayan sayıltılar ve temel inançlar (şemalar)

Bilişsel üçlü: kişinin kendini, dünyayı ve geleceği olumsuz algılamasıdır. İlk olarak birey kendini değersiz ve yetersiz olarak algılar. Birey kendini yetersiz, beceriksiz, kusurlu görmekte ve kendisinde bir sorun olduğunu düşünür. İkinci olarak çevresiyle ilgili ilişkilerini ve yaşantılarını olumsuz olarak algılaması ile ilgilidir. Ve birey için gelecek çok karanlıktır ve hayat aşılamayacak güçlüklerle dolu olarak algılanır (Batur ve Demir, 2009; Leahy, 2007).

Olumsuz otomatik düşünceler: işlevsel olmayan düşünceler planlanmadan, yargılanmadan düşünmeden çabuk ve otomatik olarak ortaya çıkarlar. Bu düşünceler o kadar çabuk oluşur ki hasta bu düşüncelerin farkında olmayabilir. Bilişsel davranışçı terapilerde ele alınan ilk konu otomatik düşüncelerdir (Batur ve Demir, 2009).

Sistematik hatalar: Beck duygusal sorunları olan bireylerin bazı mantık hataları yapma eğiliminde olduğunu belirtir. Bilişsel davranışçı terapiler depresyondaki bireyin kendisini, çevresini ve geleceği olumsuz algılamasında bilgi işlemeyi sistematik hatalar yapmasına dayandırmaktadır (Batur ve Demir, 2009). Depresif bireyin yaptığı bazı sistematik hatalar şöyle sıralanabilir (Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği, 2021; Torun, 2020):

Keyfi çıkarsama: Kişinin yaşantılarından o sonucu destekleyen herhangi bir kanıt olmaksızın ya da aksine kanıt olmasına karşın tam ilgisiz veya tam tersi bir sonuç çıkarması. Örneğin arkadaşımızın olumlu ve destekleyici sözlerini ilgi yerine acıma belirtisi olarak görme (”bana acıdığı için ilgileniyor”; “benimle ilgilendiğinden değil, işi olduğu için konuşuyor”), ya da ciddiye alınmadığı şeklinde (“beni adam yerine koymadı”) yorumlama.

Seçici soyutlama (zihinsel filtreleme): Belli bir ortamın ya da bağlamın genelini yok farz ederek seçtiği bir detayı öne çıkartıp durumun daha belirgin yönlerini göz ardı etmek ve bütün olayı bu ayrıntıyla tanımlamak. Örneğin yaptığı bir konuşma bir çok kişi tarafından beğenilen kişinin konuşmayı dinleyen ancak eleştiren bir arkadaşını sürekli düşünerek kendisini kötü hissetmesi.

Aşırı genelleme: Kişinin bir veya birkaç olaya bağlı olarak tüm durumları kapsayan sonuçlar çıkarması. Örneğin arkadaşından ayrılan birisinin “benimle hiç kimse ilgilenmeyecek ve sevmeyecek” sonucuna varması; seni bu konuda haksız buluyorum denilen kişinin “kimse beni desteklemiyor” diye düşünmesi.

Küçümseme veya büyütme: Bir şeyi olduğundan çok büyük veya çok küçük görme. Bu düşünce hatasında kişi yaptığı işleri küçümser ve değersizleştirirken, hatalarını veya hatalı olarak değerlendirdiği davranışlarını abartır. “Bu yazılıdan 70 aldım, çok kötü bir not (büyütme)”, “70’i herkes alabilir, bu bir başarı değil” “ Okulu bitirdim ama sadece şans eseri.” (küçümseme).

Kişiselleştirme: Her şeyi kendimizle ilgili görmek. Kişinin kendisiyle ilgili olmayan veya çok az ilgili olan bir olayı kendisiyle bağlantılı görmesi. Çocuğu kötü not alan bir annenin “ben kötü anneyim, onun için bu oldu” sonucuna ulaşması, toplantıya birisi gelmediğinde “ben varım diye gelmedi” diye düşünmek.

Temel işlevsel olmayan sayıltılar ve temel inançlar (şemalar): Temel işlevsel olmayan sayıltılar diğer adı ara inançlardır. Ara inançlar otomatik düşüncelerle temel inançlar arasında köprü görevi görürler. Genellikle kurallarımız, varsayımlarımız ara inançlardır (Beck, 2014). Daha derinde bulunan temel inançlar ya da şemalar kişinin daha çok deneyimleri, çevresindekilere karşı tutumları, ilişkileri, kişilik özellikleri gibi birçok faktörün meydana gelmesiyle oluşmuştur ve değişmeleri oldukça zordur (Beck, 2014; Türkçapar, 2021; Torun, 2020; Batur ve Demir, 2009).

Depresyona yönelik BDT müdahale planı (Seansların yapısı)

Depresyona yönelik müdahale ve teknikleri uygulamadan önce değerlendirme seansında ya da ilk görüşmelerde danışan ile iyi bir ilişki ve işbirliği kurmaya çalışmak gerekir. İyi bir ilişki kurmak danışanın görüşmelere devam etmesi adına önemlidir. BDT’nin seans yapıları ile ilgili danışan kısaca bilgilendirilir. Depresyonun bir hastalık olduğu, mevcut durumdaki düşünce ve duyguların depresyona bağlı belirtiler olduğu anlatılarak normalleştirme yapılmalıdır. İşbirliği ve iletişim kurulduktan sonra iyi bir formülasyon oluşturabilmek için danışan ile ilgili bilgiler toplanır. İyi bir formülasyon oluşturmak uygun müdahale planları oluşturmamıza yardımcı olur. Bilişsel davranışçı terapiler amaç ve hedef yönelimli ve olduğundan danışanla beraber gündem, amaç ve hedef oluşturulmalıdır. Şimdi ve burada ilkesi gereği danışanın şu anki sorunlarına odaklanılır. Hedefler ve amaçlar belirlenirken bilişsel kavramsallaştırma yapılır.  Mevcut durumda karşılaşılan sorunların bir listesi yapılır ve önem sırasına konulur. Genellikle depresyon belirtileri ve yaşam sorunları olarak iki çeşit sorun bulunmaktadır. Yaşam sorunları ise depresyonla bağlantılı olan ya da olmayan sorunları kapsamaktadır (Beck, 2014; Batur ve Demir, 2009).

Depresyona yönelik BDT müdahale ve teknikleri

Depresyonun bilişsel davranışçı terapisinin temel stratejilerini üç grupta toplanabilir (Batur ve Demir, 2009):

  • Davranışçı stratejiler (etkinliklerin kaydedilmesi, kademeli etkinlik planlanması vb.)
  • Bilişsel-davranışçı stratejiler (olumsuz otomatik düşüncelerin fark edilmesi kayıt tutma vb.)
  • Önleyici stratejiler

Davranışçı stratejiler

Depresyondaki bireyler olumsuz duygu ve düşünceleri nedeniyle birçok davranış ve eylemden uzak durma eğilimindedirler. Olumsuz duygular yaratacağı düşünülen etkinliklerden kaçınma bireyde kısa vadede iyilik hissi yaratsa da uzun vadede depresyonu derinleştirir (Torun, 2020).

Depresyonun tedavisinde davranışçı müdahaleler önemli bir yer tutar. Depresif bireylerde duyguyu değiştirebilecek etkinliklere katılmayı arttırmaktır. Bu etkinliklerin kaydedilmesi, etkinliklerin planlanması görüşme sırasında ele alınır ve ödev verilir. Bir sonraki görüşmede ise etkinlikleri yapamadıysa eğer, yapmasına engelleyen düşünce ve duygular hakkında konuşulur (Beck, 2014; Batur ve Demir, 2009).

Etkinliklerin kaydedilmesi: Etkinliklerin kaydedilmesi en temel tekniktir. Danışandan her gün yaptığı etkinliklerin saatlere göre yazması istenir. Etkinlik kaydı danışan ile ilgili somut bilgiler sağlar (Batur ve Demir, 2009). Danışan bu etkinlik kaydı sayesinde neleri yaptığını nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını görebilecektir (Torun, 2020).

Etkinlik düzeyini arttırmak: BDT’de hoşnut olunan etkinlikleri arttırmanın depresyon üzerinde terapötik bir etkisi olmaktadır (Batur ve Demir, 2009).  Hoşa giden etkinliklerin planlanması, başarmak istenen işlerin ufak parçalara bölünüp, adım adım düzenlenmesi başarı olasılığını arttırarak ümitsizliği önler. Ayrıca danışanın motivasyonu artar (Beck, 2014; Batur ve Demir, 2009; Torun, 2020).

Bilişsel-davranışçı stratejiler

Görüşmelerin başlangıcındaki en önemli adımlardan birisi danışanın olumsuz otomatik düşünceleri fark etmesini sağlamak ve alternatif düşünceler üretmek ve daha gerçeğe dayalı düşüncelerle değiştirmektir (Batur ve Demir, 2009).

Olumsuz otomatik düşünceleri tanıma: Danışan danışman yardımı ile olumsuz düşünceleri fark etmeye ve tanımaya başlar. Şimdi ve buradayı kullanmak, o an aklından ne geçti sorusunu kullanmak, düşüncelerini direkt sormak, yaşadıklarını hayal ettirmek ve aklından geçenleri sormak vb. yöntemlerle olumsuz otomatik düşünceler fark edilebilir. Olumsuz otomatik düşünceler sürekli kullanılmasından dolayı doğal gibi görünebilir ve danışanların tanımaları zor olabilir. Olumsuz otomatik düşüncelerle birlikte bilişsel çarpıtmalar hakkında da psikoeğitim verilmelidir. (Beck, 2014; Batur ve Demir, 2009; Torun, 2020).

Olumsuz otomatik düşünceleri kaydetme: Danışman yardımıyla yapılan tanıma işlemi sonrasında danışandan olumsuz otomatik düşüncelerini kaydetmesi istenir. Kayıt tutarken hangi bilişsel çarpıtmaları kullanıyor yazması istenebilir (Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği, 2021). Kayıt tutarken ABC modelinin kullanılması danışanların bağlantı kurmasına yardımcı olmaktadır. (Beck, 2014; Batur ve Demir, 2009; Torun, 2020).

Olumsuz otomatik düşüncelerin sınanması: Olumsuz otomatik düşüncelerle ilgili kanıt aramak; olumsuz otomatik düşüncelere karşı gerçekçi ve yararlı alternatif düşünceleri ortaya çıkarmak için sözel sorgulama yapmak ve davranışsal deneyler planlayarak danışanın bunları deneyerek kendisinin sınamasıdır.

Duyguları tanıma: Genellikle danışanlar duyguları tanımakta zorlanabilirler. Olumsuz otomatik düşünceler olumsuz duygulara sebep olmaktadır. ABC modelindeki duygu kısmının doldurulmasında hasta zorlanıyorsa bir duygu listesi verilebilir (PANAS, Duygu çemberi gibi.) (Beck, 2014; Batur ve Demir, 2009; Torun, 2020).

Sokratik sorgulama tekniği: Sokratik sorgulama BDT’nin temel taşı olarak görülür. Bilişsel Davranışçı Terapi yöneliminde terapist mantıklı ve gerçekçi düşünceleri direkt olarak danışan ile paylaşmamaktadır. Sokratik sorgulama tekniğini kullanan terapist, danışanın farklı düşünceleri keşfetmesini, farkındalığını oluşturmasını ve düşüncelerini yeniden değerlendirmesini sağlamayı amaçlamaktadır (Türkçapar ve ark., 2015).

Önleyici stratejiler

Ara inanç ve temel inançların tespit edilmesi ve değiştirilmesi depresyonun nüksetme olasılığını azaltmaktadır. Ara inanç ve temel inançların tespit edilmesi görüşme esnasında danışanın anlattıklarından, direkt sorgulayarak, derine inme tekniğini kullanarak, danışanın sorunları ile ilgili hipotezlerini belirleyerek tespit edilebilir. Önleyici stratejiler psikoeğimlerle, davranışsal deneylerle, kanıt arama teknikleri ile ara inanç ve temel inançların değiştirilmesi ve pekiştirilmesine yardımcı olur. (Beck, 2014; Batur ve Demir, 2009; Torun, 2020).

Depresyon ile ilgili diğer yazılarımız:

DEPRESYONUN NEDENLERİ

DEPRESYON NEDİR VE TEDAVİSİ NASILDIR?

DEPRESYON – FUAT TORUN

Depresyondan Çıkış Yolu – Prof.Dr. Hakan TÜRKÇAPAR

DEPRESYONUN DSM-5 TANI KRİTERLERİ VE BELİRTİLERİ

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:

CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR VE DANIŞMANLIK

BOŞ SANDALYE VE ÇİFT SANDALYE TEKNİĞİ

MINNESOTA ÇOK YÖNLÜ KİŞİLİK ENVANTERİ (MMPI) NEDİR?

WECHSLER YETİŞKİNLER İÇİN ZEKA ÖLÇEĞİ (WAIS) NEDİR?

STERNBERG AŞK ÜÇGENİ KURAMI

DEPRESYONUN NEDENLERİ

Kaynakça

Batur, S. ve Demir, H.K. (2009). Depresyonun tedavisi: Bilişsel davranışçı yaklaşım. I. Savaşır, G. Soygüt ve E. Kabakçı, (Ed.), Bilişsel-Davranışçı Terapiler (4. Baskı, s. 20-56) içinde. Türk Psikologlar Derneği Yayınları.

Beck, J. S. (2014). Bilişsel davranışçı terapi: Temelleri ve ötesi. Nobel Akademik Yayıncılık.

Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği, (2021). Profesyonellere yönelik formlar. https://www.bilisseldavranisci.com/uploads/otomatik_dusunce_inceleme_formu-1.pdf adresinden alınmıştır.

Leahy, R. L., (2007). Bilişsel terapi ve uygulamaları: Tedavi müdahaleleri için bir kılavuz (2.basım). Litera Yayıncılık.

Torun, F., (2020). Depresyon: Bilişsel davranışçı terapi ışığında kendine yardım kılavuzu (5. bs). Psikonet Yayınları.

Türkçapar, M. H., & Sargın, A. E. (2012). Bilişsel davranışçı psikoterapiler: tarihçe ve gelişim. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi, 1(1), 7-14.

Türkçapar, M. H., Kahraman, M. S., & Sargın, A. E. (2015). Bir Teknik Sokratik Sorgulama ile Yönlendirilmiş Keşif. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi, 1, 47-53.

Türkçapar, M. H. (2020). Depresyondan çıkış yolu. Epsilon Yayınevi.

Türkiye Bilimler Akademisi, (2021). Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü. http://terim.tuba.gov.tr/ adresinden alınmıştır.

Özgür KOÇAK

Psikolog💎 Pdr YL ⏳ Evlilik ve Aile Danışmanlığı YL ⏳ Tokat GOP Üniversite Hastanesi psikolojiyazilari.com adlı sitenin kurucusu ve yöneticisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir