EBEVEYNLİĞİM KARANTİNADA!

EBEVEYNLİĞİM KARANTİNADA!

Çocuklar memnuniyetsiz veya sıkıntılı hissettikleri durumlarında çeşitli kendilerini ifade ediş biçimlerine sahiptirler. Acıktıklarında, susadıklarında, yorulduklarında, parka gitmek istediklerinde kısacası kuvvetle söyleyecek bir şeyleri olduğunda bambaşka şekillere bürünebilirler. İşte bu kırılma noktasında önemli olan çocuğun hırçınlaşmasına sebep vermeden onu anlayıp yönlendirebilen ebeveynler olabilmektir.

Tam da bu noktada pek çok ebeveyn bir uzman görüşüne ihtiyaç duymaktadır. Özellikle günümüzün evrensel sorunu olan pandemi süreci bu konudaki ihtiyacı giderek arttırmaktadır. Uzmanlar, ebeveynlerin bir rutini nasıl sürdürebilecekleri, COVID kaynaklı stresi nasıl yönetebilecekleri ve çocuklarının değişen ihtiyaçlarını nasıl destekleyebilecekleri konusunda tavsiyelerde bulunurken ebeveynlere de çocuklarıyla beraber kendi benliğini dinleyebilme fırsatı sunarlar.

Bu karmaşık ve sürekli gelişen koşullar göz önüne alındığında, Boston Üniversitesi’nden Nick Wagner, COVID-19 Sürecinde Aileler ve Çocukların Deneyimleri’ni paylaşmak için bir grup araştırmacı ile birlikte çalıştı. Uluslarası alanda devam eden bu çalışma, COVID ile ilgili yaşam tarzı değişikliklerinin çocuklar ve aileler üzerindeki etkilerini, ebeveynlerin ve çocukların krizle başa çıkmalarına yardımcı olmada hangi bağlamsal özelliklerin en etkili olduğunu belirleme çabasıyla araştırıyor.

Bu süreçte çocuklar için ortaya konan en önemli etken onların ihtiyaç ve taleplerinin küçümsenmemesi ve kişisel gelişimlerinde ‘oyun’ aktivitelerinin katkısının gözardı edilmemesi.

Akran etkileşimlerinin ve ilişkilerinin gelişmekte olan çocuk ve özellikle de küçük çocuklar için ne kadar hayati olduğu da akılda tutulmalıdır. Elbette kritik olan ebeveyn-çocuk ilişkisine ek olarak, akran ilişkileri çocukların sağlıklı sosyal ve duygusal gelişimi için temeldir. Bunun nedeni, benzer yaştaki akranlarla olan ilişkilerin, çocuklara perspektif alma becerileri, sosyal yeterlilik ve gelişmiş ahlaki muhakeme geliştirme fırsatı veren benzersiz bir simetrik güç dinamiği ile karakterize edilmesidir. Basitçe söylemek gerekirse, çocuklar diğer çocuklarla sosyal ilişkilerin dinamiklerini yetişkinlerle mümkün olmayan şekillerde keşfedebilirler. Akademik sonuçlara ek olarak, bu, çoğu toplulukta uzaktan öğrenmeye doğru gerekli hareketimizin en büyük etkilerinden biridir.

Bu bağlamda çocuklar için doğru iletişim kanalları sağlanmalı ve akranlarıyla olan temasları sürdürülmelidir.

Ebeveynlerin, çocukları için internet üzerinden sosyal etkileşimleri destekleme yolları vardır ve öğretmenlerle iletişim haline geçerek ebeveynler, çocukların çevrimiçi ilişkilerini desteklemek için çok yaratıcı ve etkili yollar geliştirebilirler. Boston Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar da bunu örneklendirmekte; ebeveyn ve öğretmen işbirliğinin faydasını kanıtlamaktadır.

Unutmamalıdır ki oyun tarihlerini veya diğer sosyal deneyimleri ayarlamak açısından en iyi olan şey her çocuk için farklı olacaktır. Ebeveynler, etkinlikleri planlarken çocuklarının yaşını, dikkat kapasitelerini, ilgi alanlarını vb. Küçük çocuklar için, yaratıcılık ve keşif için yer bırakırken, bazı yapılandırılmış veya planlanmış etkinlikler sunmak daha iyi olacaktır.

Ebeveynler ayrıca çocuklara yönelik oyun için zaman planlayabilir. Bu, ebeveynlerin oyundan dikkatlerini dağıtabilecek her şeyi bir kenara bırakması ve istedikleri aktivitede çocuklarının liderliğini takip etmesi anlamına gelir. Yapının ve dikkatin ilave rahatlığına ek olarak, bu tür “çocuklara yönelik” oyun, çocuklara yaratıcı kaslarını esnetme ve yol boyunca normal şartlar altında akranlarıyla yaptıkları her şeyi olumlu pekiştirme fırsatları sağlayabilir. Çok sık olarak, 5 veya 10 dakikalık planlanmış oyun uzun bir yol kat edebilir.

Araştırmalar bize ebeveynliğimizin kendi psikolojik kaynaklarımızdan, çocuklarımızın özelliklerinden ve sosyal destek ağlarımızdan etkilendiğini söylüyor. Pandemi, ebeveynliğin bu üç belirleyicisini de ölçülemeyecek kadar bozmuştur. Bence ebeveynler için toplu olarak kendimizi içinde bulduğumuz durumun normal olmadığını akılda tutmaya çalışmaları önemli. Ebeveynlerden çocuk bakımı, iş, mali güvensizlikler, sağlığımız ve ailelerimizin sağlığı ile uğraşmaları isteniyor. Ebeveynlerin kendilerine karşı sabırlı olmaları önemlidir. Her ne kadar imkansız olsa da, ebeveynler zevk aldıkları etkinliklere katılmak ve arkadaşlarıyla bağlantıda kalmak için zaman ayırmalıdır. Kısa bir yürüyüş yapmak veya en sevdiğiniz bir TV programını izlemek kadar küçük bir şey bile yardımcı olabilir. Öz bakım bir zevk değildir, bunun yerine sağlıklı bir zihni ve bedeni korumanın bir parçasıdır.

Ek olarak, psikoterapi, ilaç tedavisi ve farkındalık meditasyonu gibi diğer tedavileri içeren kanıta dayalı tedaviler mevcuttur. Aynı zamanda bu süreçte fazlasıyla önem arz eden tele-sağlık hizmetleri de uygulanmaktadır. ücretsiz uygulamalar, yaşam koçluğu, danışmanlık ve rehberlik gibi pek çok başlık altında profesyonel desteğe erişmek mümkün olacaktır. Ebeveynler bu hizmetleri aramaktan çekinmemeli ve ruh sağlığına öncelik vermelidir.

Yeniden söylemeliyim ki “ebeveynler öncelikle kendilerine sabırlı olmalıdırlar.”

Gülcan GÜMÜLCİNELİ

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:

ÇOCUK RESİMLERİ ANALİZİ NEDİR ?

ÇALIŞAN EBEVEYNLER VE ÇOCUK

ÇOCUĞA SORUMLULUK BİLİNCİ NASIL KAZANDIRILIR?

HAMİLELİK SÜRECİNDE BABALIK PSİKOLOJİSİ

BEBEKLE İLK TEMAS; İyi Annenin On Özelliği

ÇOCUKLARDA YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI

Gülcan GÜMÜLCİNELİ

Columbia Üniversitesi Psikoloji 3. sınıf öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir