İÇE AT-MA!

İÇE AT-MA!

Çoğu insan içini dökmek yerine içine dökmeyi tercih eder. Hal böyle olunca insanın içi söyleyemediği, anlatamadığı bir sürü şeyle dolar. İfade edilmeyen şeyler gün geçtikçe daha güçlü hale gelir ve bizi daha çok etkiler. Birçok insan düşüncelerinin yargılanacağından korktuğu için kendi içine atmayı çare olarak görür. Çare olarak görülen bu çözüm yöntemi bir süre sonra sorun olmaya başlar çünkü içimizde atacak yer kalmamaya başlar. Bu sorunlar başlarda öfke patlamaları olarak gösterir kendini. Sonra bedenimiz konuşmaya başlar. Özellikle öfke ile ilişkili olarak mide konuşur. Söylemek isteyip de söyleyemediğimiz, içe attığımızda midemiz veya başka bir organımız ağrı şeklinde konuşmaya başlar. Öyle konuşur ki siz de ne olduğunu anlamazsınız! Daha sonra içe atmak iletişim sorunları, akıl okumaya ve geleceği okumaya çalışmakla devam eder. Öfke patlamalarını ağzına kadar su ile dolmuş bir bardağa bir damla suyun düşmesi ile taşması gibi düşünebiliriz.

Uyguladığımız içe atma çözüm yöntemi artık bir sorun olmaya başlamış ve davranış olarak uzun süredir sürdürdüğümüz için de değiştirilmesi zor hale gelmiştir. Uzun süren kalıplaşmış davranışları değiştirmek zordur. Ve genellikle ilk olarak şu bahane akla gelir: “Karşı taraf beni anlamıyor ki neden ona söyleyeyim?”. Aslında birey içe atmadan önce uzun süre karşı tarafla anlaşmaya, anlaşılmaya çalışmış. Haklı olarak da bir süre sonra kendini anlatmaktan yorulmuş ve çözüm olmadığını görmüş. Aslında haklılık payı sadece anlaşılmadığını görmesi olarak tanımlayabiliriz. Konuşmak karşı taraf anlamasa dahi kendimizi anlatmak, içe atmayı bırakmak bize her zaman iyi gelir! Çünkü içe attığımızda bizi anlama ihtimalini kendimiz sıfırlıyoruz. Konuşursak anlaşılmak için bir ihtimal var! 

Konuşmanın iyi gelmesi ile ilgili iki afazi türünden bahsedeceğim: Broca ve Wernicke.

Broca afazisinde birey konuşulanları anlar ancak cevap vermekte zorlanır. Wernicke afazisinde ise birey konuşulanları anlamaz ve rastgele cevaplar verir; ayrıca konuşmaları konuşulan konudan bağımsız olarak oldukça akıcı konuşurlar. Yapılan araştırmalar wernicke afazisine sahip bireylerin broca afazisine sahip bireylere göre daha az depresyona girdikleri araştırmalarda mevcuttur.

Sözün özü şudur:

İçe atmak işlevsiz bir baş etme yöntemidir. İçe atmak belli bir süre işimize yarasa da bir süre sonra bize zarar vermeye başlayabilir. İletişimde kalmak sorunlarımızın büyük çoğunluğunu halleder. Karşı taraf anlamasa dahi! İletişimde kalırken kendinizi ve karşı tarafı yargılamayın, suçlamayın. İletişimin önünü açın. İletişim kurarken ne kendinize ne karşı tarafa zarar verin. Eğer ki karşı taraf sizi anlamıyor, dinlemiyor size değer vermiyor ise kimseye zarar vermeden içinizi dökmenin yollarını bulun! Sağlıkla kalın, iletişimde kalın!

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:

SOSYAL MEDYANIN BENLİĞİ YOK EDİŞİ

BOŞ SANDALYE VE ÇİFT SANDALYE TEKNİĞİ

STERNBERG AŞK ÜÇGENİ KURAMI

ÇOCUKLUĞUM KARANTİNADA!

HAMİLELİK SÜRECİNDE BABALIK PSİKOLOJİSİ

BABA ÇOCUK İLİŞKİSİ

Özgür KOÇAK

Psikolog💎 Pdr YL ⏳ Evlilik ve Aile Danışmanlığı YL ⏳ Tokat GOP Üniversite Hastanesi psikolojiyazilari.com adlı sitenin kurucusu ve yöneticisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.