TRAVMA SONRASI BÜYÜME NEDİR?

TRAVMA SONRASI BÜYÜME NEDİR?

Travma nedir?

Travma; ölüm veya ölüm tehdidinin bulunduğu, bireyin fiziksel veya yaşamsal bütünlüğüne yönelik bir tehdidin ortaya çıkması gibi beklenmedik, kişinin uyum sağlayıcı baş etme yollarını felç eden olaylar yaşaması, tanık olması ya da duyması  olarak tanımlanabilir. Travma sonucu bireyde depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, akut stres bozukluğu, anksiyete gibi ruhsal bozukluklar ortaya çıkabilir. Kişi bu durumun sıkıntısını uzun süre hissedebilir. Bazı kişilerin ise travma sonrasında kendini değerlendirmesinde, kişilerarası ilişkilerinde, hayata bakışında olumlu yönde değişiklikler olabilir.  Bu olumlu gelişim süreci literatürde ‘travma sonrası büyüme ‘olarak kavramsallaştırılmıştır. Kavram yeni de olsa travma sonrası büyüme uzun yıllardır bilinen bir durumdur. Çoğu dinde ve birçok felsefi yaklaşımda çilenin insanı geliştirdiğine dair öğretiler bulunmaktadır.

Travma sonrası büyüme süreci

Travma sonrası büyüme süreci birçok dinamikten etkilenmektedir. Kişilik yapısı, sosyoekonomik düzey, demografik durum, sosyal destek, baş etme becerileri, travmanın şiddeti gibi birçok etken kişinin travma sonrasında büyümesini etkilemektedir. Bireysel özellikler açısından bakıldığında dışadönüklük, deneyimlere açıklık, uzlaşıcılık,  dürüstlük ve iyimserlik travma sonrası büyüme ile pozitif, nevrotik yapılanma ise negatif ilişkili bulunmuştur.

Kişinin algıladığı sosyal desteğin fazla olması gelişim için olumluyken sosyal baskı altında olması ise gelişimi olumsuz etkileyen faktörler arasında gösterilmiştir.

Yine kişinin var olan baş etme becerilerini nasıl kullandığı ve yeni beceriler geliştirmesi süreç için önemli bulunmuştur. Kişinin sorun ve duygu odaklı baş etme yollarını kullanması olumu gelişim için önemliyken; inkâr, baskılama ve duygu bastırma ile karakterize başa çıkma yöntemlerinin gelişimi engelleyici olduğu belirlenmiştir.

Travmatik olayın şiddeti ve etki düzeyinin yüksekliği ise gelişim için olumlu rol oynaktadır. Olayın şiddeti kişinin var olan kaynaklarını tetiklemekte ve travma sonrası gelişim için zemin hazırlamaktadır.

Kişiler; benlik ve dünya ile ilgili varsayımlarını derinden etkileyen olaylar sonucunda bu varsayımlarını, kendi incinmezliklerini, varoluşlarını, insanlarla olan ilişkilerini yeniden gözden geçirip, travmatik olayı bir fırsat olarak kullanarak daha ileriye doğru yol alabilmektedir. Bu sayede bireylerde gelişim çok yönlü olabilmektedir.  

Tedeschi ve Calhoun (1996), faktör analizi kullanarak yaptıkları çalışmada travma sonrası büyümenin bileşenlerinin 5 alanda gözlendiğini aktarmışlardır. Bu alt boyutlar:

1) Kişilerarası ilişkilerde olumlu değişimler: Kişinin travmatik olayla baş etmek için sosyal desteğe başvurması kendisini ailesine ve arkadaşlarına duygusal olarak açmasına sebep olabilir. Bu durum ilişkileri daha da güçlendirir. Kişinin algıladığı sosyal desteğin artması, dayanışmayı fark etmesi ilişkilerin güçlenmesini sağlar. Daha sonra, kişi diğerlerinden gelen yardıma daha açık hala gelir ve hali hazırda var olan sosyal ağlardan daha iyi yararlanmaya ya da yeni ilişkilere yatırım yapmaya başlar.

2) Kendiliğin algılanmasında değişiklikler: Bireyin kendi kırılganlığıyla yüzleşmesi ardından gelen zor bir olayla baş edebilmenin getirdiği kendine güvende artış, o zamana kadar denenmemiş yeni rollerin benimsenmesi, güçlü yönlerin keşfedilmesiyle kişi daha yüksek bir kişisel güç elde eder.

3) Yaşamın değerinin farkına varma: Ölüm veya ölüm tehdidiyle karşılaşma sonucunda yaşamın geçiciliğinin fark edilmesi sonrasında yaşam yeniden gözden geçirilir. Bunun sonucunda ise kişi yaşamındaki önceliklerini tekrar belirler, daha önce önemsiz veya değersiz olarak kabul ettiği küçük şeylere daha fazla dikkat eder.

4) Yeni seçeneklerin fark edilmesi: Travma sonrasında kişi yaşamındaki yeni fırsatları değerlendirir, birden çok alanda yeni seçenekler keşfeder. Amaçlarını belirler, yaşam felsefesini değiştirebilir. Bir anlamda hayattaki yolunu çizer.

5)İnanç sistemindeki gelişim: Travmatik olaylarla karşılaşan bireylerde kişisel gücün artması bir şekilde dini sorgulamalara veya dini ya da spiritüel konularla ilgili gelişime yol açar. Dini inanç başa gelen travmadan sonra artabilir.Artan inanç  travmaya anlam bulmayla birlikte bir başa çıkma mekanizması olarak kullanılabilir. Dindar olmayan insanlar için spiritüel alanda bir miktar büyüme yaşanabilir.

Travmalar genel olarak olumsuz sonuçlarıyla bilinse de  bireyler travma sonrasında olgunlaşarak iyileşebilir. Travma mağduru kişilerin  sosyal destek mekanizmalarının aktif hale getirilmesi, duygu dışavurumuna yardım etmek, olumlu baş etme becerilerinin desteklenerek süreci ketleyen olumsuz baş etme becerilerinin değiştirilmesine katkıda bulunmak ve travma sonrası sürecin olumlu yanlarının da birey tarafından görülmesini sağlamak bu süreçte travma sonrası büyümenin gelişimine yardımcı olabilir.

Psikolog Hilal YAYCI KOÇAK

Kaynakça :

Duman, N. (2019).  Travma Sonrası Büyüme ve Gelişim. Uluslararası Afro-Avrasya Araştırmaları Dergisi.,4(7).

Ezerbolat, M., Özpolat, A.G. (2016). Travma Sonrası Büyüme: Travmaya İyi Yanından Bakmak. Kriz Dergisi, 1(24).

Kanat Biçer B, Yılmaz Özpolat AG. Kanser hastalarında travma sonrası büyüme kavramı. Turk J ClinLab 2016; 7(4):106-110

Karaman,Ö., Tarım, B. (2018). Travma Sonrası Büyüme, Sosyal Problem Çözme Ve İyimserlik Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi.Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler       EnstitüsüDergisi, 10(20).

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:

ANKSİYETE BOZUKLUĞU NEDİR? TEDAVİSİ NASILDIR?

Yaygın Kaygı Bozukluğu Çalışma Kitabı

NEFES VE GEVŞEME EGZERSİZİ

PANİK ATAK VE PANİK BOZUKLUK NEDİR?

OTOMATİK DÜŞÜNCELERLE BAŞ ETME YÖNTEMLERİ

Hilal YAYCI KOÇAK

2016, Ege Üniversitesi, Psikolog.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir