ÜNİVERSİTE TERCİH DÖNEMİ: GELECEK KAYGISI VE KARAR VERME

ÜNİVERSİTE TERCİH DÖNEMİ: GELECEK KAYGISI VE KARAR VERME

Üniversiteye giriş sınav sonuçları açıklandı. Bununla beraber ailelerde ve üniversite tercihi yapacak öğrencilerde kaygılar da ortaya çıktı. Bu kaygılar ilk bakışta puanlarla ilgili görünse de çoğu kişi bölüm tercihinin hayatını büyük ölçüde değiştireceğinin farkında. Bu farkındalık da aileler ve öğrenciler üzerindeki kaygının artmasının temel sebebini oluşturmakta.

Kaygıların birçoğu; geleceğin belirsiz olması, kararın bütün hayatı etkileyeceğinin düşünülmesi, yıl kaybı, bölüm tercihi, iş imkanları vs. durumlarla ilgili olabiliyor. Tercih yaparken aileler ve bireyler birçok duruma dikkat etmek isteyebiliyor. Bu durum bireyleri kontrol edemediği şeyleri dahi kontrol etmeye götürdüğü takdirde kaygılar artabiliyor. Bu kaygılar uyku bozuklukları, iştahta azalma veya artma, stres, özgüven problemleri gibi problemlerle beraber kendini gösterebiliyor.

Bireydeki kaygıların birçoğu aile ile ilgili olduğu söylenebilir. Ailelerin sınava giren çocuklarına yönelik baskıları, aşırı yönlendirmeleri, zorlamaları, tercihinden dolayı suçlayıcı söylemlerde bulunmaları çocukların kaygılarını arttırma ihtimali oldukça yüksektir.

Gelecek kaygısı normal seviyelerde olduğu takdirde işlevsel ve doğru karar vermemize yardımcı olur. Kaygı az olduğunda yeteri kadar araştırma yapmayız, hazırlanmayız ve gerekli önlemleri alamayabiliriz. Kaygı fazla olduğunda da sonuç aynı olacaktır. Optimal kaygı düzeyi bizi hayatta tutan yegane şeylerden biridir.

Kaygılarımızın, kontrol edebileceğimiz durumlar üzerinden düşünüldüğünde azalma ihtimali olabilir. Fakat kontrol edemeyeceğimiz durumları kontrol etmeye çalışma, aşırı bir şekilde geleceği belirli hale getirmeye çalışmak kaygılarımızı arttırır. Böyle durumlarda bireylerin belirsizliklere tahammül edebilmeyi bilmesi, her şeyi kontrol edemediğimizi anlaması ve kabullenmesi gerekir.

Peki öğrenciler gelecek kaygıları ile nasıl başa çıkabilir?

Tercih yapacak bireylerin aşağıdaki sorulara yanıt verecek düzeye gelmesi kaygılarını azaltacak ve daha doğru karar vermelerini sağlayacaktır.

  • Hangi bölümü istiyorum?
  • İstediğim bölümle ilgili neler biliyorum?
  • İstediğim bölüm kişilik özelliklerime ne kadar uygun?
  • İstediğim bölümün geleceği nedir?
  • İstediğim bölümün iş imkanları nedir?
  • İstediğim bölümün iş imkanları beni tatmin ediyor mu?
  • İstediğim bölümü kazandığım takdirde beklentilerimi karşılama olasılığı nedir?
  • Beklentilerimi karşılamaz ise farklı durumlara nasıl hazırlanabilirim?

Yukarıdaki sorular kendimizi ve tercih yapacağımız bölümü iyi tanımakla cevaplanabilir. Kazandığımız bölüm ile ilgili uyumumuz ne kadar yüksek olursa o kadar tatmin alırız. Bu uyumu sağlamak da tanımaktan geçiyor.

Peki aileler bu süreçte neler yapabilir?

Aileler en az çocukları kadar heyecanlı olabiliyorlar. Bu heyecan daha sınav aşamasında başlıyor aslında. Bu heyecan sınava hazırlık sürecinde yerini baskıya bırakabiliyor. Daha sonrasında bu baskı tercih döneminde de devam ediyor.

Aileler bu dönemde şunlara dikkat etmeli:

  • Tercih döneminde çocuğuma yeteri bilgiyi veriyor muyum?
  • Psikolojik destek sunabiliyor muyum?
  • Farkında olarak veya olmayarak baskı kuruyor muyum?
  • Çocuğumu tercihinden dolayı eleştiriyor ve yargılıyor muyum?
  • Çocuğumla bölümü ne kadar iyi tanıyorum?
  • Bu baskı ve heyecan benim geçmişte başaramadıklarım ile mi ilgili?
  • Kendimi, çocuğum üzerinden mi var etmeye çalışıyorum?
  • Çocuğum isteklerimi yerine getirmediği takdirde tehditvari söylemlerde bulunuyor muyum?
  • Çocuğumun kendi kararlarını alması ben de ne hissettiriyor? Ne derece destek olabiliyorum?
  • Çocuğum yanlış karar alsa dahi şartsız koşulsuz sevebilir ve destek olabilir miyim?

Çocuklar bizim uzantımız gibi gözükse de öyle olmadığını, onların doğrularıyla yanlışları ile bir birey olduğunu kabul etmek gerektiğini unutmayalım…

Özgür KOÇAK

Psikolog💎 Pdr YL ⏳ Evlilik ve Aile Danışmanlığı YL ⏳ Tokat GOP Üniversite Hastanesi psikolojiyazilari.com adlı sitenin kurucusu ve yöneticisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.